Gizli reklam

Televizyon izlerken gözünüzün önünden bir saniyeliğine bir reklam geçer ve siz farkına varmadan o reklamın etkisi altına girersiniz. Psikolojide bu duruma 25. Kare gizli reklam deniliyor ve hemen hemen her alanda kullanılıyor. İzlediğiniz bir Reklamdan sonra apar topar Cola ve Cips almaya gitmeniz, canınızın sürekli aynı çikolatayı çekmesi, izlediğiniz bazı normal görüntülerden ya da programlardan sonra Cinsel istek duymanız, bazı programların ya da sanatçıların müptelası olmanız belli başlı örnekler. Keza geniş açıdan baktığımızda olayın sadece Ekonomik anlamdaki Subliminal mesajlarda görüntü bazında bir etkileme ile bitmediğini de belirtelim. Cola, Cips vb. yiyecek ve içeceklerde tıpkı Sigara ve Alkol’deki gibi sizi bağımlı kılan, sürekli alma ve yeme, içme isteği uyandıran ek maddeler kullanıldığı da bariz bir gerçektir. Sürekli şu yönde eleştiriler gelmekte bunları anlatıyorsunuz fakat çözüm önerisi sunmuyorsunuz. Ben bu eleştirileri şuna benzetiyorum.Ben çok yemek yiyeyim ama hiç kilo almayayım,ben hiç kitap okumayayım ama çok bilgili olayım vb. Sizlere Subliminal nedir ve kullanım sahaları nelerdir bunları uzunca bir süredir anlatmaktayım.Artık Düşmanımızı tanıyoruz,ne şekilde hareket ettiğini biliyoruz.Öyleyse çözüm önerisini bizden beklemek niye.Karşınızda size düşman bir sistem mevcut bu sisteme karşı koyabilmek için yapmanız gereken evinizdeki o küçük kutudan uzak durmak,ona bağımlı kalmamak,özellikle sizde aşırı derecede izleme,alma,yeme,içme isteği uyandıran program ,reklam vb. şeylerden kaçınmak.benim siz travesti bireylere naçizane önerim izlemeyelim bu türde reklam içeren dizi ve filmleri hatta bir süre reklam izlemeye de ara verelim.Yapmamız gereken bu tür reklamları beynimize hükmetmeden dur dememek. En basitinden diyorum ki, Ankara travestilerinden Bade gibi bir süre ara verelim atalım kendimizi sokağa ve o aptal kutusundan bir süre uzak duralım. İnanın zor değil ben mesela çıkardım hayatımdan televizyonu şimdi daha mutluyum arkadaşlarıma dostlarıma daha fazla vakit ayırıyorum. Kış günü bile yapacak bir şeyler buluyorum. Şimdi hep beraber bu mesaj içeren reklamları terk edelim. Yirmi bir gün kuralını hatırlayalım sadece yirmi bir gün sonra beynimiz yeni doğmuş gibi özgür olacak hadi deneyelim ve kendimizi kurtaralım saygılar sevgiler İclal.

Hayatı su gibi yaşamak

Meditasyon yapmanın hem ruh hem de beden için ne kadar faydalı olduğunu hepimiz biliyoruz, öyle değil mi? Elbette, biliyoruz. Hatta birçoğumuz da bu faydaları yaşamak için düzenli olarak meditasyon yapıyoruz. Evet, meditasyon yapanların sayısı her geçen gün biraz daha artıyor. Aranızda yapan travesti bireyler olduğunu yakınen biliyorum. Çünkü içinde bulunduğumuz şartlar yüzünden, hem bedensel hem de ruhsal açıdan arınmaya ihtiyaç duyuyoruz. İşte bu nedenle size meditasyon yapmaya bir an önce başlayın, önerisini veriyorum. Hayatı Kolaylaştırmanın Yollarını Öğrenin! Evet, siz de zaten yeteri kadar zor olan hayatı kolaylaştırmak için birtakım tüyolar arıyor olabilirsiniz. Yoksa siz de cebinizde bozuk para taşımaktan hoşlanmayanlardan mısınız? Adım attıkça şıngırdayan, oturdukça insanı rahatsız eden, ağırlık yapan ve hatta kimilerine göre fakir gösteren bozuk paraları sevmiyor olabilirsiniz. Ya da tam tersine; benim gibi bir bozuk para manyağı olabilirsiniz. Sonuçta; iki gruptan hangisinde yer aldığınız pek fark etmiyor. Yapmanız gereken tek şey, onları sevseniz de sevmeseniz de kumbaranıza atmak olmalı! Böylelikle birikim yapmak sizin için eğlenceli bir oyun halini alacaktır. Mola Verin! Kendinizi daha iyi hissetmek için gün içinde mutlaka küçük molalar verin. Bu arada “mola verin” önerisinin yalnızca çalışanlar için olmadığını da söyleyeyim. Bütün gün televizyon karşısında oturuyor olsanız bile mutlaka küçük aralar vermelisiniz. Enerji toplamak ya da üzerinize çöken miskinlikten kurtulmak için minik dinlencelerinizden faydalanmalısınız. Böylece yaptığınız ya da yapamadığınız işe çok daha iyi odaklanabilirsiniz. Yeni Bir Hobi Edinin! Hem başarınıza hem de ruh halinize iyi gelecek bir şeyler arıyorsanız o zaman bir de hobi edinme önerisini düşünün. Örneğin; çocukken çalmanın hayalini kurduğunuz bir enstrüman kursuna yazılabilir, her zaman ilgilenmek istediğiniz bir spor dalıyla uğraşmaya başlayabilirsiniz. Hem bu şekilde bir yandan eğlenirken bir diğer yandan da zekanızı geliştirirsiniz. Hobi denilince aklıma hep Diyarbakır travestilerinden Ayda geliyor onun hobisi aynı zamanda ona para da kazandırıyor takı yapma meraklısı olan Ayda yaptığı takılar ilgi görünce onları paraya çevirmeye başladı. Siz de yeteneğinizi keşfedin mutlaka bir hobi edinin sevgilerimle İclal.

Dolunay severler derneği

dol

Dolunay sevenler derneği var mı bilmiyorum ama olsa hemen gider yazılırım o kadar hastasıyım bu kocaman ayın. Kocaman ay diyorum ben dolunaya onun aydınlattığı dünyayı seviyorum ve çok şanslı olmalıyım ki sadece yetmiş yılda bir gerçekleşen bir dolunaya bu pazartesi şahit olacağım. Ayrıca Boğa burcundan olan değerli travesti bireyler siz de özellikle şahit olun bu dolunaya çünkü en çok sizi etkisi altına alacak. Boğa burcunda gerçekleşecek bu Süper Dolunay ile birlikte daha sakin olacak ve adımlarımızı daha dikkatli ve temkinli atmaya çalışacağız. Bu Süper Dolunay zamanı maddi planları, bütçemizi, projelerimizin dayanacağı maddi koşulları gözden geçirmemiz için güzel bir fırsat olacak. Temel anlamda, güvenlik arayışı içinde olacağız. Kendimizi bazen karmaşa içinden çıkma ve rahat ettiğimiz alanlara kaçma eğilimi içinde hissedeceğiz. Kısacası Boğa burcunun tembelliğe yatkın ve rahatına düşkün doğası biraz durup, yorgunluk atmak isteyeceğimiz bir ruh hali yaratabilir. Bu Dolunay dengeli ve tutarlı davranmamız gerektiğini hissedeceğiz. Bunu başarabilmek için gerekli olan enerjiler de gökyüzünde mevcut. Güneş ve Ay’ın Boğa burcunda oldukça yakın bir şekilde bir araya geldiği bu Süper Dolunay döneminde; maddi ve manevi anlamda değer verdiklerimizin neler olduğunu tekrar gözden geçirip, sahip olduklarımızın varlığından mutlu olup maddi hırslara kapılmadan, katı bir tutum takınmadan, benliğimizi bencillikten arındırıp, tutkularımızın kontrolden çıkmasına engel olmalıyız. İzmir travestilerinden Birgül sen de Boğa burcundandın değil mi? Yazının bu kısmını tekrara okumanı tavsiye ederim. Yanlış bir adım atmamak adına dikkatli ol. Dolunay haftasında Unukalhai yıldızının etkin olması, sanırım ekonomik olarak bizlere pek de hayırlı haberler vermemekte. Para piyasalarında, borsada karışıklıklar, bir takım hileli durumlarında olabileceğine işaret etmekte. Parasal konularda gerginlikler, ekonomik zorlanma, rüşvet, kara para, partiler için ayrılan ödenekler ve borsada dönebilecek oyunlar, spekülasyonların yoğun olacağı bir 10 günlük dönemi göstermekte bizlere. Kısacası para ile ilgili işlerle aman ha dikkat sakın tongaya düşmeyin. Ben işin sadece dolunay sevenler kısmındayım çünkü gerçekten bu dolunayı seyrederken işin tadını çıkaracağım. Hiçbir şey yapma planım yok. Otur seyreyle yalan dünyayı pozisyonunda olacağım sevgiler saygılar sunarım İclal.

Sevgini paylaş

???????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????

Ben ben de ne varsa onu verebilirim etrafıma eğer nefret doluysa yüreğim vereceğim de sadece nefret olacaktır yok sevgiyi keşfetmişsem sevgiyi dağıtabilirim. Bu da kendini sevmenin ne kadar önemli olduğunu gösterir. Bu duygunun yaygınlaşması dünyaya barışı, mutluluğu, paylaşımcılığı vs. getirebilecek en yüce faktörlerden biridir. Başkalarını yok sayarak, alçaltarak büyüyemezsin. Önemli olan senin ne yapacağındır. Dünkü güneşle bugünkü çamaşırı kurutamazsın.” Yalnızca bugüne; “şimdiye” sahipsin. Bugün, en önemli kaynaklarından birisidir. “Karanlığa sövme, bir ışık yak.” Işık yoksa sen ışık ol.   Hiçbir şey göründüğü gibi değildir, görünüşe aldanma; görünenin arkasını görmeye başladığında “olmaya başlamışsın” demektir. Kolaylaşana kadar işler zor görünür, onları kolaylaştırmak senin görevindir. Bütün bunları unut gitsin. Ben EGOİST miyim? Bu soruyu bana defalarca soran Antalya travestilerinden Bade’ye her seferinde insanın kendini sevmesinin egoistlik olmadığını hatırlattım. Hala aynı şeyi söylüyorum sev kendini bilmediğin bir şeyi kullanmak şansın yok. Hayır sadece sevgiyi öğrenmişsin ve onu dağıtmayı bilecek kadar engin gönüllüsün başkalarının ne dediğini umursamayı bırak ve sev kendini dünyayı sevmek kurtaracak ve bir insanı sevmekle başlayacak her şey. Sıkça herkesin yaptığı bir şey, çocuğumuzu kendimize göre yönlendirmeye, değiştirmeye çalışıyoruz. Bunu yaparak farkında olmadan çocuğumuzun özgüvenini, isteklerini ve amaçlarını göz ardı ederek onun özgürlüğünü elinden alıyoruz. Bunu yaparken de iyilik yaptığımızı düşünüyoruz. Burada karşı tarafı yönetmenin iki yolu vardır. Bu iki yol kullanılır. Birincisi Korkutarak, ikincisi suçlu hissettirerek… Bu yöntemlerde kesinlikle sevgi yok. Bu Egoizimdir.  Bilinçaltımız engin bir denizdir. Ego dünya üzerinde yaşamımızı sürdürebilmemiz için kullandığımız içgüdülerimizdir. Bu güdüleri olumlu ya da olumsuz yönde kullanmak bizim özgür seçimimizdir. Bu seçim de patron biziz. Yaşadığımız olaylardan edindiğimiz tecrübeler var. İçerde siyah (ego) ve beyaz (iç ses) duygular var. Önemli olan sen “BEN” deyince hangi duyguyu besliyorsun? Sen hangi duyguyu beslersen o açığa çıkar. Ego bizim dünyada ki yaşamımızı sürdürebilmemiz için bize verilmiş en önemli alettir. Bu aleti kullanmak bizim özgür irademize bırakılmıştır. Ego tek başına kötü bir şey değildir. Bir çizelge üzerinde düşündüğümüz zaman bunun bir pozitif ve bir de negatif yanı vardır. Pozitif yön mutluluk, sevinç, neşe iken, negatif yön korku, öfke, hırs, endişe ve diğer duygulardır. Başka duyguları boş ver şimdi ve daima sevmek zamanı İclal.

Yalan olma gerçek ol

yalan

Kendin olmak yapılması en zor iştir. Maskeleri ile yaşayan insanların maskelerini düşürmek zorunda hissetme kendini sen gerçek ol bırak onlar maskeleriyle yaşasın. Yalanlarıyla mutlu olanların kendi seçimleri bu yönde ise bırak öyle kalsınlar. Eğer kendin büyüyebilirsen, bu yeterli. Düzeltici olma, başkalarına öğretmeye çalışma, başkalarını değiştirmeye çalışma. Eğer sen değişirsen, bu mesaj yeterlidir. Gerçek olmak, kendi özüne bağlı kalmaktır. Peki nasıl gerçek kalacaksın o kadar yalan içinde bu kolay mı? Hayrı tabi ki zor bir iş gerçek olmak ama ben inanıyorum zaten içinde kötülük, fitne fesat olmayan İstanbul, Ankara, İzmir ve diğer illerimizde yaşayan travestiler için gerçek olmak o kadar da zor değil çünkü zaten gerçek olmayı bilirler. Yaşamları gerçeklik üzerine kurulmuştur. Yapman gerekenleri sıralayayım; Bir; başkalarını, sana ol dedikleri şeyi asla dinleme. Her zaman kendi iç sesini dinle, ne olmak istediğini; yoksa bütün hayatın boşa gider. Annen mühendis olmanı ister, baban doktor olmanı ve sen şair olmak istersin. Ne yapmalı? Elbette anne haklı çünkü mühendis olmak ekonomik açıdan daha akıllıcadır. Baba da haklı çünkü doktor olmak piyasa açısından daha değerli insanlar sana daha çok saygı gösterir. Şair olmak? Delirdin mi? Çıldırdın mı? Şairlerden herkes nefret eder. Kimse istemez onları. Onlara ihtiyaç yok, dünya şiirsiz de var olabilir; sırf şiir yok diye sorun çıkacak falan değil. Bu sözleri çok duyacaksınız ama boş verin konuşsunlar siz olmak istediğiniz yere vardığınızda size söylenecek tek söz vardır helal olsun. Eğer ihtiyaç duyuluyorsan, değerlisin demektir. İhtiyaç duyulmuyorsan, değerin de yoktur. Ama sen şair olmak istiyorsan, şair ol. Belki dilenci olursun, güzel. Çok zengin olmayabilirsin, ama dert etme. Çünkü aksi halde belki büyük bir mühendis olursun, çok para kazanabilirsin, ama asla doyuma ulaşamazsın. Özlemle yaşarsın, varlığın için için şair olma özlemi çeker. Sırf toplum baskısı sevilme saygı duyulma özlemi yüzünden ne şairler, ne ressamlar ne sanatçılar en iyi bildikleri işi yapmak yerine sevmedikleri zevk almadıkları işleri yapmak zorunda kaldılar ki aklın şaşar. Bir mühendis işinde iyi bile olsa eğer içinde sanatçı bir ruh taşıyorsa ruhu her zaman açlık çekecektir. Bir kez geline ve kısa süre kalınan bir dünyada gerçek olmak kadar insanı ne mutlu edebilir? Sen sen ol, başkaları ne yaparsa yapsın. Sevgiler İclal.

Sağlık elinizde

Sağlıklı ve uzun bir hayat sürmek sanıldığı kadar zor değil tabi genetik olarak ailenizden gelen gizli bir hastalığınız yoksa. Yapmamız gerekenler oldukça basit uzun ve dağlıklı bir hayatı yaşamak sizin ellerinizde yeter ki şimdi yazacaklarımı harfiyen uygulayın. Birinci kural tabi ki kötü alışkanlıklardan uzak durmak. İkinci kural ise dengeli beslenmek ögün atlamamak en önemlisi az ve sıklıkla yemek tüketmek, karbonhidratlardan uzak kalmak. D Vitamini kaynağı olan ancak kanser ve yaşlanmaya neden olan güneş ışınlarına sabah ve akşamüzeri çıkmaya çalışılmalıdır. D vitamini aynı zamanda antioksidandır, bağışıklık sistemini destekler, günlük oral alım tavsiye edilir. Bulmacalar, zeka oyunları, zeka soruları ve hafıza teknikleri beyni aktif tutar. Ama yorulduğunuzda beyninizi zorlamayın. Her gün okuyacağınız 20 sayfalık bir kitap, yemeklerinizde kullanacağınız baharatlar (Özellikle zerdeçal, safran, tarçın) beynin aktif kalmasına yardımcı olur. Her gün, her alanda yeni tatlar almaya çalışın. Özellikle duşta ve duş aldıktan sonra vücudu kontrol etmek, yeni yumruları, ben’leri tespit etmekte yararlıdır. Meme kanserini ve yeni çıkan, şekil değiştiren nevüsleri (Ben’leri) erken tespit etmek çok önemlidir. Vücudunuzun temiz kalmasına özen gösterin. Haftada en az 2 kez ya da 3 günde bir kez banyo yapın. Sabun, lif ve şampuan gibi temizlik araçlarını kullanın ve vücudunuzun her tarafını iyice ovun. Tuvalet temizliğine özen gösterin ve ellerinizi sık sık sabunla yıkayın. Birçok bulaşıcı hastalık ellerden yayılabilir, bunu sakın unutmayın. Artık yetişkinlerin de bir aşı takvimi var. Mevsimsel hastalıklara sıklıkla yakalanan ve kronik astımı olan Bursa travestilerinden hale aşılarını ihmal etmemeye başladığından beri daha sağlıklı kış ayları geçiriyor. Korunabileceğimiz aşısı olan hastalıklardan korunmalıyız. Her yıl ölümlere yol açan, iş gücümüzü etkileyen mevsimsel gribe karşı mutlaka aşı olmalıyız. Kronik hastalıkları olanlara pnömoni aşısı, zona aşısı öneriliyor. Her 10 yılda bir tetanoz aşısı olmak gerekir. Rahim ağzı kanserinden korunmada kız çocukları başta olmak üzere tüm çocuklara HPV aşısı yaptırılmalıdır. Stresle baş etmenin sağlıklı yollarını bulun, Çünkü stres hormonları bağışıklık sistemine zarar verir. Yoga, müzik dinlemek, yürüyüş yapmak, düzenli gülmek ve masaj gibi yöntemlerle stresle mücadele ederek bağışıklık sisteminizi destekleyebilirsiniz. Sosyal ilişkilerin iyi olması, kişinin sevdikleriyle birlikte olması, kucaklaşmalar, stres ve gerilimi azaltır. Kucaklaşma ile kişi yalnızlık ve korkularını yener, sevildiğini hisseder. Sevin sevilin sağlıklı kalın İclal.

Antagonist sizsiniz

Bu kelimeyi daha önce duydunuz mu hayır mı sorun değil çünkü ben de ilk defa duydum. Üzerinde biraz araştırma yaptım ve ne anlama geldiğini keşfettim. Umarım siz değerli travesti dostlarıma da açıklayabilirim. Farz edelim ki; uzun ve oldukça zorlu bir düşünce sürecinden sonra her sabah dört kilometre koşmaya niyetlendiniz. Başladığınız ve samimi bir şekilde yaptığınız anda içinizden bir ses, “Böyle bir havada yatağına geri dönmek istersen, kim seni suçlayabilir ki? Zaten yeterince yapmadın mı? Bir seferliğine koşmazsan, dünyanın sonu değil ya” der. Başka durumlarda, yatağa geç gitmek veya erken saatlerde uçağının olması, bu çabayı baltalamak için günün mazereti haline gelebilir. Yani her durum, öz disiplini terk etmek için iyi bir bahane olarak öne sürülür. Hangi hedefi belirlemiş olursanız olun, ‘varoluşunuzun bilinmeyen ve karanlık parçasından yükselen bu mızmız ses, iyi niyetlerinizle dövüşmeye, onları bozguna uğratmaya ve planlarınızı sabote etmeye her zaman hazırdır. Başınıza geldi değil mi demek ki baş antagonist sizsiniz başlığı yanlış atmamışım. Hatta bu konuda Bursa travestilerinden bir dostumun eline kimse su dökemez. Yolunuza çıkan her zorluğa minnet duyun ve tek antagonistinizin içinizde yattığını fark edin. Tek bir düşman var, o da içinizdedir. Dışarıda ne affedilmesi gereken bir düşman, ne de size zarar verebilecek bir kötülük yoktur. Antagonist sizi geliştiren, mükemmelleştiren ve bütün haline getiren bir enstrümandır ve sizin çok daha yüksek bir sorumluluk seviyesi ve özgürlüğün dünyasına giriş yapmanızı garanti edecek eşsiz bir anahtardır. En basit organizmadan en karmaşığına kadar, tek bir insandan bütün bir medeniyete kadar her şey, evrimsel yolunda ‘görünürde’ zıt bir kuvvetle, yani kendi projesinin nefesi ve kapsamı ile aynı eşit güce ve kabiliyete sahip olan bir antagonist ile karşılaşır. Bulduğum en hayret verici keşif; antagonistin, sadece ‘görünüşte’, hedefimizin gerçekleşmesine karşı hareket eden zıt veya karşıt bir güç olmasıydı. Onun öfkeli maskesinin arkasında en müthiş dostumuz ve en sadık hizmetçimiz yatar. Bir hedefi olan ve bunu başarmaya kararlı olan kişi sadece, antagonist ile karşılaşır; diğerleri serbest düşüştedirler. Serbest düşüşte ise antagoniste ihtiyaç yoktur, masrafsız ve acısızdır. Sevgilerimle İclal.

Aklını başına al

Aklı başından uçanlar kendini bir yerlere atmak için can atanlar kararlarının yanlış olduğunu düşünenler aklımızı başımıza alma zamanı geldi de geçiyor. Öyleyse bakalım bu aklımız başımıza nasıl geliyor. İnsan beyni en çok ayakta dururken çalışırmış hatta ayakta gezinerek yani volta atarak kafanızı daha fazla çalıştırabilirsiniz. İnsan beyninin ayaktayken yaklaşık %10 daha fazla çalıştığı düşünülmektedir. Önemli kararlarınızı alırken kapalı alandaysanız volta atmayı deneyin. İnsan beyni açık havada, kapalı alana göre çok daha yüksek performansla çalışır. Kısacası beyin açık havada ve ayaktayken daha iyi çalışır. Yürürken kolları sallamak beynin daha iyi çalışmasını sağlıyor. Zihinsel jimnastik yapın. Bunun için başta su doku olmak üzere diğer akıl oyunları oynayın. Her gün güzel bir resme bakmayı deneyin. Beyninizi güzel görüntüler ile besleyin. Bir konu hakkında düşünürken, nasıl düşündüğünüzde gözlemleyin. Bu beyninizin kalitesini artırır. İyi bir uyku kaliteli bir beyin için şarttır. Einstein’ın günde 10 saatten fazla uyuduğu biliniyor. Farklı düşünce tarzı olan insanlar ile konusun. Sizden farklı düşünen insanlar ile konuşun. Kullanılmayan Organ körelir. Sürekli televizyon izleyerek beyninizi düşük viteste kullanmayın. Beynin en tehlikeli yanı ters tepki etkisidir yani bir şeyden ne kadar korkarsanız o şey başınıza gelir. O yüzden korkunuza değil konunuza odaklanın. “Beyninize çöp girerse beyninizden çöp çıkar” Beyninize gereksiz şeyleri almayın. Beyin diyeti yapın. Beyninizi yoran en önemli şey monotonluktur. Hayatınızı ne kadar çok renklendirirseniz, beyninizi o kadar neşelendirirsiniz. Ders çalışırken kısa aralar vererek çalışın. Beyin tıkandığında varsayımlarla akıl yürütür. Beyninize sizi başarıya ulaştıracak sorular sorun Dr.Davit Schwartz‘a göre: “Bir şeyin imkansız olduğuna inanırsanız aklınız bunun neden imkansız olduğunu arama başlar. Ama bir şeyin yapılabileceğine inandığınızda, aklınız onu yapmak üzere çözüm bulmanıza yardım etmek için çalışmaya başlar“ Kitap okumak güçlü bir beyin jimnastiğidir. Sağlam kafa sağlam vücutta bulunur. Bu yüzden spor yapın, fazla kilolarınızı atmaya çalışın ve bolca su için su konusunda en başarılı olanlar sıcak yerlerde yaşayanlar mesela Antalya, Bodrum travestileri bize göre daha fazla su içiyorlar çünkü sıcak havada iştah çok açık olmuyor. Unutmayın beynin %78′i sudur. Sağlıkla ve sevgiyle kalın İclal.

Dünya senin için dönüyor

Dünya senin için dönüyor

Dünya yaşadığımız ilk ve son evren mi bilmem kimsenin bilmesine de imkan yok sanırım. Ama öyle sanıyorum ki dünya şu an bizim için dönüyor ve biz yaşadıkça da bizim için dönecek. Dünyayı kendimiz için temiz tutmalı ve değer vermeliyiz. Akarsulara çöp atmayın. Asla! Suyun ruhu çok sinirlenebilir. Ruhu yatıştırmak için ekmek, süt ya da para atabilirsiniz. Genelde geçmişimizi “altın çağ” ya da “altın günler” olarak adlandırırız. Bu bir hatadır. Hayatımızda yaşanan her an tam olarak altın çağdır. Eğer Dünya’yı değiştirmeyi amaçlıyorsan önce kendini değiştir. Bursa ve Adana travestilerinden bir grup bunun için bir dernek kurmuşlar sanırım adı da biz dünyayız. Aşkın ve keyfin enerjilerini öğren. Bunlar bir insanın kilit anlarıdır. Gülümsemek, kahkaha ve keyif almanın çok büyük güçleri vardır. Bunu bir defa öğrendikten sonra kendinize sevginin kapısını açacaksınız. Oldukça güzel bir deyiş vardır: Veren eli kısıtlı görme. Eğer mümkünse zayıf ve ihtiyacı olanlara para ver. Miktarı önemli değil ancak vermiş olmak önemlidir. Bunun için çeşitli derneklere üye olabilir ya da sadece etrafınızda ki insanlara küçük yardımlar yapabilirsiniz. Hayat çok kısadır. Bunu gözyaşları, kavgalar, küfür ve alkol ile çarçur etme. İyi şeyler yapabilir, çocuk yetiştirir, dinlenir ve daha fazla mutluluk verici şeyler yapabilirsiniz. Eğer sevdikleriniz size suçlu olmadığınız bir şey için kızdılarsa onlara sıkıca sarılın ve onlar yatışıncaya kadar onları bırakmayın. Ruhunuzda bir sıkıntı bir tükenmişlik hissediyorsanız şarkı söyleyin. Kalbiniz hangi şarkıyı söylemek istiyorsa. Bazen o da konuşabilmek ister. Her zaman hatırla: Doğru din, doğru inanç ya da en becerikli şu veya bu inancın din adamı yoktur. Tanrı birdir. Tanrı dağın tepesindedir. Farklı din ve inançlar bu tepeye ulaşmanın farklı yollarını sunarlar. Kime istersen dua et, ancak bil ki senin asıl amacın günahsız olmak değil, tanrı’ya ulaşmaktır. Eğer bir şey yapmaya karar verdiysen kendinden şüphe etme. Korku seni kendinden ve doğru yoldan saptırmaya çalışacak. Çünkü bu kötülüğün ana silahıdır. Eğer ilk defada başaramadıysan ümidini kaybetme. Her küçük zafer seni daha büyüğüne yaklaştırır. Hayatta çok önemli bir şeyi hatırla. Herkes hak ettiğini bulur. Problemlerin ruhuna ve düşüncelerine girmesine izin verme böylelikle problemler vücuduna da ulaşamaz. Sevgiyle kalın İclal.

 

 

Erkeklerin dünyası

Bir erkek yatakta ne istemez sorusunun cevabını bulduğunuzda mutlu bir cinsel yaşam sizi bekliyor olacak! Erkeklerin her zaman her koşulda cinselliği düşündüğünü sanırız ve hep aynı yanılgıya düşeriz. İlişkide duygusal sıkıntılarını partnerine karşı dışa vuramayan erkek, cinsel ilişki sırasında edilgen bir şekilde bunu dışa vuruyor. Adeta kızgınlığını bu şekilde çıkartıyor, partnerine ceza veriyor. Kadınların önemli bir bölümü cinsel ilişki sırasında pasif ve hareketsiz kalıyor ya da sevişmeye çok az katılıyor. Erkekler ise partnerlerini etkileyebildiklerini, uyarabildiklerini ve tatmin edebildiklerini görmek istiyor. Eşinin yanıtsızlığı erkeğin uyarılmasını ve isteğini aksatıyor. Onları hazır asker gibi düşünmek yerine isteklerine ve duygularına cevap verebilirsek daha mutlu bir ilişki yaşayabiliriz. Yüksek testosteron seviyelerine sahip olan erkekler bağlanmakta zorlanırlar. Çünkü testosteron, bağlanmaya teşvik eden vasopressın ve oksitosin adı verilen kimyasalların salgılanmasını baskılar. İşte bir erkeğin yüksek dozda testosterona sahip olduğunu gösteren işaretler:

– Güçlü kaşlar.

– Kemikli elmacık kemikleri.

– İnce dudaklar.

– Belirgin çene hatları.

– Geniş omuzlar.

– Kaslı vücut.

– İşaret parmağından daha uzun yüzük parmağı.

Böyle birini bulursanız hiç kaçırmayın derim. Şahsen Ben bulamadım ama bulan Bursa travestilerinden ve Bodrum travestilerinden dostlarım var. Erkekler iletişim kurarken çoğu zaman kaba olabilirler. Bu durumu sakın üstünüze almayın çünkü onların bu tutarsız davranışlarının sebebi ortaya çıktı. Size gönderdiği mesajlar ana fikir üzerine odaklanır, kısadır. Hâlbuki kadınlar iletişim kurarken ilişkilerini onun etrafına inşa ederler. Bu nedenle siz, yalnızca hal hatır sormak veya başınızdan geçen bir olayı anlatmak için biriyle iletişim kurmaya daha eğilimlisinizdir. Erkekler karşı cinse olan ilgilerini hakaret ederek gösterebilirler. Şakacı bir küçümseme ifadesi ile yeteneklerinizle dalga geçerse bozulmayın. Gerçekte kendini size karşı yakın hissediyor olabilir. Bu erkekler üzerine kaç kitap okudum ama hala onları anlamanın yollarını bulurken zorlanıyorum. Galiba hepsi birbirine benzemiyor farklı ve değişik şekillerde duygularını aktarıyorlar. Hepsi için ayrı ayrı davranmak gerekiyor. Zaten dünyada kolay olan bir ilişki örneği yoktur. İlişkiler için çaba sarf etmek, emek harcamak gerekir. Siz de gereken önemi gösterir sevgilinizin isteklerine doğru cevaplar verirseniz hayat güzel geçer.Sevgilerimle travesti İclal.